Hikaye 10 – Mertebe

Görücü usulü evlilik çalışmaları bir noktadan sonra ruhsuz, duygusuz, saçma sapan bir hal alabiliyor. Tavsiye edilen insanlar isimleriyle değil de “sana bulunan bir kız” olarak karşınıza çıkmaya başlıyor. Bu değil, bu hiç değil, beni anlamıyorsunuz, sıradaki.. hesabı hiç hoş olmayan, kontrolden çıkmış bir şekilde yaşanan durumlara yol açıyor. Bu hikaye de benzer bir durumdayken başıma gelen bir macerayı anlatıyor. En bomba hikayemdir, biraz uzundur ama gülme garantilidir, hazır olun…

Ailemin üst üste bulduğu gelin adaylarının büyük bir kısmını beğenmiyor, beğendiklerim beni beğenmiyor, sevgilileri veya kariyer hayalleri olduğundan benimle görüşmüyorlardı. İyice daralmış ve kontrolü kaybetmeye başlamıştım. Tam bu yürek darlığı ve iç sıkıntısı zamanlarımda iş icabı 1 haftalığına şehir dışına çıktım. Tebdil-i mekandaki ferahlığı gerçek manasıyla yaşamaktaydım. Ama tabi bu ferahlık öyle uzun süremezdi, illaki birşey çıkacaktı ve nitekim perşembe günü gelen bir mesaj ile de ferahlık son buldu. İş yerinden bir arkadaşım bana bir kız(bu ifadenin ne kadar sinir bozucu olduğunun farkındayım..) bulduklarını belirten bir mesaj yazmıştı. Bu sevgili iş arkadaşımın annesi bana helal süt emmiş kız bulma misyonunu üstlenmişti sağolsun. Daha önce de bu yönde çeşitli organizasyonlara dahil olmuş ancak başarı sağlayamamıştık.

Mesajı aldıktan sonra iş arkadaşım *Deniz’ i arayıp durum hakkında bilgi almaya çalıştım. Deniz kızı görmemişti, ama annesinin kız hakkındaki görüşlerini aktardı sağolsun. O kadar güzel o kadar hanım bir kızmış ki artık bu kızı beğenmeme gibi bir durum söz konusu bile olamazmış, Deniz’ in annesi *Rabia teyzemiz böyle söylüyormuş. Bu tarz övgü dolu sözlere artık aldırış etmesem de nedendir bilinmez, toy bir damat adayı edasıyla hemen atladım “Tamam, görüşelim” dedim.  Bunun üzerine Deniz işlemlere başladı, bana da ara ara bilgi verdi sağolsun.

Deniz ile bir sonraki görüşmemizde kızın isminin *Meral olduğunu, aslında ailesiyle İstanbul’ da oturduğunu geçici bir süreyle Ankara’ ya teyzesine geldiğini, bir kaç gün içinde geri döneceğini iletti. Benim Meral’ le görüşebilmem için planladığım tarihten 1 gün önce dönmem gerekiyordu. İşleri, randevuları ona göre ayarlayıp görüşme gününün gelmesini bekledim. Bu arada Deniz ile bir iki kere daha görüştük; Meral in teyzesi Meral’ in kendilerine emanet olduğunu, dışarda benimle görüşmesinin uygun olmadığı, evlerine gidip kendilerinin refakatinde görüşmem gerektiğini söylemiş. Ben de olayın aile seviyesine çıkacak bir durumunun olmadığını, sadece ismini bildiğim bir kızla görüşmeyi kabul ettiğimin altının çizilmesi gerektiğini belirttim. Deniz de benimle aynı fikirdeydi ve Rabia teyzeye durumu anlattı. Sonraki görüşmede Meral in teyzesinin vazgeçtiğini Meral ile birebir görüşebileceğimize izin verdiğini öğrendim. Değişik bir durumdu ama gemileri yakmıştım bir kere, lanet olsundu, görüşecektim, o kadar…

Cumartesi gecesi toparlanıp Ankara’ ya döndüm, Pazar sabahı Deniz’ i arayıp görüşmeyi nasıl yapacağımız hakkında bilgi istedim. Zira Meral’ in telefonu vb. bir bilgi yoktu, istemiştim ama vermemişlerdi. Deniz’ in dediğine göre Meral, Rabia teyzelerin evine gidecek ben de oraya gidip Meral’ i alacaktım. Ama fazla uzağa götürmemeli yakındaki bir cafe de görüşmeliydim, zira teyzesine emanetti kendisi. Neyse zaman konusunda anlaştık ve o zamanı beklemeye koyuldum.

Tam zamanında, iki dirhem bir çekirdek, Rabia teyzelerin kapısındaydım, otomata bastım Rabia teyze aşşağı indi ama yanında Meral yoktu. Benim sormama fırsat vermeden Rabia teyze, Meral’ in abisinin de Ankara’ ya geldiğini o yüzden gelemediğini, ilerideki marketin önünde buluşacağımızı söyledi. Hadi bakalım hayırlısı deyip  arabayla marketin önüne gittik. Arabanın yanında Rabia teyzemle muhabbet etmeye başladık. Meral’ in teyzesi uzun yıllardır komşusuymuş, aslen *Çorum lular mış, Meral muhasebe gibi bir bölüm bitirmiş ve ayrıca kapanalı 2 ay olmuş. Tam son cümleyi söyler söylemez ileriki köşeden pardesülü bir teyze çıktı, yanında 17 yaşlarında bir genç erkek, onun yanında bir pardesülü teyze daha, onun yanında kapalı ama kısa kollu bir genç kız, onun yanında bir tane daha 17 yaşlarında bir genç erkek daha belirdi. O tarafa baktığımdan bu insanların köşeyi dönüşlerini gördüm, ihtimal vermediğimden yüzümü Rabia teyzeye döndüm. Lakin Rabia teyze “A bak işte geldiler! Kız yeni kapandı ya ondan biraz böyle şey giyinmiş” dedi. Tekrar dönüp o yöne baktım…Evet, gerçekti…Tam 5 kişi halinde bize doğru geliyorlardı, 1. dakika da ilk şoku göğüslemiş ama bozuntuya vermemiştim. İşin daha kötü tarafı genç kızın bana anlatılanla uzaktan yakından alakası yoktu, o anda beğenmedim kendisini. Ben şoku atlatana kadar ekip halinde yanımıza geldiler. Rabia teyzeyle selamlaştılar, Rabia teyze bizi tanıştırmadan pardesülü teyzelerden bir tanesi söze girdi;

– Oğlum; bu (diğer pardesülü teyze) Meral’ in teyzesi, bu Meral’ in kuzeni, ben teyzesinin eltisiyim, bu benim oğlum, bu da Meral.

İç Sesim- Noldu şimdi? Sanırım az önce kızın teyzesinin eltisinin oğlu ile tanıştırıldım!Neyse bozuntuya vermeyim.

Ben- Ben de Abbas teyzecim memnun oldum.

Elti- Maşallah siz de abi misiniz?

Ben- Abi mi?! yok ben abi değilim.

(Bu noktada ortamdaki bütün bayanların yüzleri düştü, bu sözümden memnun olmamışlardı)

Rabia Teyze- Abi değil ama babası imam.

Ekip- Hıııımm oooo maşallah.

Teyze- Benim oğlum da nur talebesi abisi, maşallah

Kuzen- Hayır anne. Ben henüz o mertebeye erişemedim, ama birgün olacağım inşallah.

İç Sesim- Aman Allah’ ım şaka gibi, teyze bana abimisin diye soruyo, oğlu henüz nur talebesi mertebesine erişmediğini söylüyo. Noluyo burda?! Neyse şoktan çık hemen ayıp olmasın.

Ben- O zaman biz geçelim mi Meral?

Meral- Peki geçelim.

Elti- Yanlız oğlum sizinle beraber kuzeni de gelecek, hani görüşmeniz caiz değil ya.

İç Sesim- Sevgili elti teyze şimdi sana burda fıkıhtan girer kelamdan çıkar söylediğin sözü sana yedirirdim ama neyse ayıp olmasın. Bindik bir alamete gidiyoruz, bakalım neler olacak..

Ben- Gel hocam sen de gel.

Sonra önceden çalışılmış bir hareketle Meral arka koltuğa kuzeni ise ön yolcu koltuğuna oturdu. Kafamı sağa çevirip kuzeniyle gözgöze geldim, içimden gülüp lahavle çektim ve marşa bastım. En yakın nezih cafeye doğru yola çıktık, arabayı valeye bırakıp içeri girdik, kuzen halen yanımızdaydı. Uygun bir masa beilrleyip oturduk, masada ben, Meral ve Meral’ in erkek kuzeni vardı. Çok şükür teyzesinin eltisi yoktu ama, büyük bir faciayı küçük bir facia ile atlatıyorduk.

Meral’ in kuzeni erkek olmasaydı çok daha rahat davranabilirdim, ama adam erkekti. Neye nasıl tepki verir, arıza mıdır, uysal mıdır, hassasiyetleri nelerdir hiç bir fikrim yoktu. Sessizlik uzun sürmesin diye ne yiyip içeceklerini sordum siparişi verdim. Saçma sapan bir şekilde oturmaya devam ettik. Kuzenin çilekli milkshake i geldikten sonra kendisi yandaki masaya gitti. Biz de artık rahat rahat(!) konuşmaya başladık.

Havalar sular, hobiler, amcalar teyzeler, okullar vs konuşulduktan sonra Meral’ in kişisel profilini çıkarmam zor olmadı. Kendisi köycek İstanbula göçmüş, İstanbul’ da Çorum’ daki köylerini kuran bir topluluğun parçasıydı. Kibar konuşmak için kendini zorluyor, benim ilgimi çekebileceğini düşündüğü konulara girmeye çalışıyordu. Ama aramızda dağlar,uçurumlar hatta kanyonlar vardı. Buna rağmen ayıp olmaması için kendisiyle konuşmaya devam ettim. Artık muhabbet edecek birşeyim de kalmamıştı, kendisini etkilemek niyetinde olsaydım 5 saat konuşabilirdim pek tabi. Bir ara şöyle bir diyalog bile döndü;

Ben- Ya işte ben de böyle okuldan iş yerinden falan bulamadım, diğer yollardan da bulamıyorum, o yüzden böyle görüşmeler yapıyorum.

Meral- Allah Allah niye bulamıyosun ki, arkadaşların falan da mı bulmuyor?

Ben- İşte bulanlar da kendileri evleniyor zaten!?

Muhabbet iyice saçma sapan bir hal alıyordu, artık Meral’ e evlenecek bir aday bulamamaktan yakınıyordum ve kendisi bunu yadırgamıyordu. Yavaştan toparladım, hesabı ödedim, kuzene seslendim; “Hocam haydi kalkıyoruz!”. Arabaya bindik beraberce, kendilerini evlerine kadar götürüp bıraktım.

5 Dakika sonra Deniz beni aradı, Meral’ in ve sülalesinin beni çok beğendiğini söyledi. Ben de başımdan geçenleri kendisine anlattım, haliyle kendisiyle görüşmek istemeyeceğimi uygun bir dille Meral ve sülalesine iletmesini rica ettim. Bana hak verdi sağolsun. Ama Rabia teyze bu olaydan sonra bana çok kızdı, bir daha bana kız bulmayacağını, böyle yaparsam hiç evlenemeyeceğimi söyledi, üstüne bide bana küstü. Sonra barıştı sahi ama burdan Rabia teyzeme sesleniyorum;

“Rabia teyze size dünya güzeli gelen kızlar hep aslan gibi, etli butlu, kalın kemikli kızlar oluyor. Olurda kavga falan edersek belki dövemez ama hasar bırakır cinsten arkadaşlar. Lütfen biraz daha zarif kızları güzel bulabilir misiniz? Sizi seviyorum, ellerinizden öpüyorum, saygılar:)”

Hasılı tüm bu olaylar olup biterken enteresan bir rahatlık halindeydim, içten içe gülüyor ve maceranın nasıl sonuçlanacağını merak ediyordum açıkçası.(Kısmen şöyle birşey hissettim diyebilirim http://youtu.be/zpV7L–cQ8s) “Abi misiniz?” diye doğrudan bir soruyla muhatap oldum, nur talebesi mertebesine henüz erişememiş ama birgün erişecek bir genç ile tanıştım, görüştüğüm kızın erkek kuzenine çilekli milkshake ısmarladım…Daha ne olsun:)

Ama sonuçta umarsızca birileriyle görüşmek yerine daha makul, bir şeyler hissedebileceğim, özel insanlarla görüşmeye çalışmam gerektiğini böylece anlamış oldum. Teşekkürler Rabia teyze, teşekkürler Deniz, teşekkürler Meral’ in Teyzesinin Eltisinin Oğlu…

*Deniz : İş arkadaşım, *Rabia Teyze : İş arkadaşımın annesi, *Meral : Gelin aday adayı, *Abbas : Ben

Categories: Uncategorized | Tags: , , , , , , , | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: