DALLAS – Episode 2 – “Who Killed Bob?”

Görsel

Bu hikayemizde önceki hikayemizde yeralan Bob ile yollarımızın kesişmesi ve sonrasında yaşanan değişik olayları anlatacağım. Sonrasında da hanım kızlarımıza tavsiye niteliğinde bir pasaj yazmayı planlıyorum. vira bismillah..

Bazı üniversitelerden mezun olanların özellikle ilgi gösterdiği veya bir şekilde hakimiyet kurduğu sektörler vardır. Benim üniversitem mezun olanlar da üst düzey eğitimi sayesinde(!) daha ziyade savunma sanayii ve arge şirketlerinde yoğunlaşmışlardır. Bu sebeple illaki yollarımız bazı şirketlerde kesişiyor nitekim *Bob ile de bir süre aynı şirkette çalıştık. Yalnız Bob benden farklı bir birimde farklı bir lokasyonda çalışıyordu. Buna rağmen çalışma arkadaşlarıyla nasıl olduğunu halen hatırlamadığım bir şekilde tanıştım ve samimiyet kurdum. Bu arkadaşlardan birisi de benzer bir kaderi halen paylaşmakta olduğum *Joseph di. Joseph ile bahtsızlığımız ve kısmetsizliğimiz üzerine çok defalar konuşmuş olası kısmetler ile ilgili istihbarat değiştokuşu yapmış idik. Hatta bu alışverişler arasında afife kızımız *Jesse ile de uzaktan müşerref olmuş ancak Joseph in olumsuz istihbaratı ve mevcutta görüştüğü birisi olduğu bilgisi sonucu herhangi bir girişimde bulunmamıştık. Bunun sonrasında yine stratejik ortaklığımız sırasında keşif çalışmaları yürüttüğümüz *Miriam kızımız ile ilgili de bir çalışma yürütmüş idik. Lakin Miriam da birisiyle görüşmekteydi o sıralar. Bu iki hanımın ortak noktası ise sadece aynı birimde çalışan 1000 kişiden 2 si olmaktı.

Önceki Dallas macerasını yeni yeni atlattığımız günlerin birinde servise binerken Jesse kızımızla aynı servisi beklediğimizi farkettim. Canlısını ilk defa görüyordum kendisinin, allah nazarlardan saklasın pek de zarif ve naif duruyordu. Yalnız işin enteresan tarafı inceden beni kesiyordu. Aldığım istihbarata göre gayet agresif, tanışma girişiminde bulunanları hemen oracığa gömen bir arkadaştı, nasıl bana bakardı ki yani. Bunun ötesinde bu leveldeki bir hanım kız tarafından daha önce hiç kesilmemiştim. Bu vesileyle aklıma bir jesse fikri düştü tabi. Her zamanki “Yoksa bu bir işaret mi?”,”Hiç beklemediğin zamanda olurmuş zaten böyle şeyler”, “olumlu düşün neden olmasın ki” fikirleri kafamda dolaşmaya başladı. Eve gidince yeniden bir facebook, instagram vs. araştırması yaptım. Derken telefonum çaldı, arayan jose ydi, yok artık kesin bu bir işaret olmalıydı. Bir heves telefonu açtım, selamlaşma naberleşme faslından sonra mevzuyu Jose ye anlattım. Jose dediki ya şimdi iyi diyonda sen Jesse yi boşver seni Miriam la görüştürecez. Hop! noluyo! Ya Jesse! dememe kalmadan Jose konuyu anlatmaya başladı:

“Geçen işyerinden arkadaşlardan birinin evine, ofistekilerle, hayırlı olsuna gittik. Orda bir muhabbet döndü bayan arkadaşların arasında; “Bob’ a Miriam ya da Jesse den birini ayarlayalım” fln dediler. Baktım iş ciddiye biniyor telefon numaraları fln havada uçuşuyor, hemen araya girdim “Durun! onlardan birini ben başka bir arkadaşa düşünüyorum” dedim ve ısrarlarım sonucunda arkadaşları vazgeçirdim. Hatta Jesse ile de görüştüm Miriam ın telefonunu aldım, senin facebooktan fotolarını fln gönderdim. Jesse baya tarz çıkmış Miriam kesin beğenir dedi.”

Ben bu olaya Bob un karışmasına mı şaşırayım yoksa Jesse ile Miriam ın arkadaş olmalarına mı bilemedim. Kime niyet kime kısmet durumuna düşmek üzereydim ayrıca. Üstüne bir de Jesse nin bakışları kendisi için değil sadece arkadaşı içinmiş. Üst üste şoklar sonrasında önceki macerayı Jose ile paylaştım, birlikte şok olduk. Bu noktadan sonra Jesse ile herhangi birşey olması pek mümkün değildi. Her ne kadar Jose benden habersiz bir işler çevirmiş olsa da tüm bu dallas vari olaylara rağmen Miriam ile görüşmeyi kabul ettim. Sonuçta bu bir işaret olabilirdi, hiç beklenmedik yerden kısmet çıkardı, tabiiiy tabiiiy…

Miriam kızımız ile görüşmemi kronolojik olarak anlatmak istiyorum, buna göre basit hesaplar yapacağım..

Miriam hanım gök mavisi gözlü, beyaz tenli, orta boylu, gayet mütedeyyin ve konuşkan bir insandı. O pazar günü gelip karşıma oturduğunda içimden kaç defa “Lan yoksa bu kız o mu!” dedim hatırlamıyorum. Güzelce de muhabbet ettik kendisiyle; benden bir yaş büyüktü, düzgün bir ailesi vardı, pek sosyal aktivitesi yoktu ama merakı vardı en azından. Sonra çıktık taksi çağırmaya çalıştı, ben de eve yada uygun biryere  bırakmayı teklif ettim. “Şimdi senin arabana yanlız binmem uygun olmaz” dedi. Ben de “Elin taksicisinin arabasına yanlız binmekten daha mantıklı ama” dedim. Yapabileceği pek bişey yoktu bu laf üzerine. Yol boyunca muhabbet ettik, trafikte kaldık, ara sıra utangaç tavırlar sergilediğini, dudaklarını yediğini ellerini nereye koyacağını bilemediğini farkettim. Uygun biryerde bıraktım kendisini tekrar görüşmek üzere vedalaştık, akşamında bir iki mesaj vs.. Yaşının büyük olması pek de umrumda değildi, olabilirdi bu sefer. Ama artık bu tip hanım kızlar konusunda mesafeyi koruyup daha gözlemci olmam gerektiğini biliyordum.

Sonraki gün meşguldü Miriam, ikinci gün tekrar görüştük. Bu sefer özel günler için sakladığım, nadide mekan keşiflerimden birisine gittik. Muhabbet ettik, ciddi konulara girdik, çıkışta birlikte camiye gittik, (bu hatun kişiyle camiye gitme olayı benim jenerasyonumda inanılmaz mutluluk yaratan bir durumdur, hanım kardeşlere tüyom olsun) sonra kendisini uygun bir yere bıraktım, Akşamında bir iki mesaj. Ben genelde ileri seviye telefon kullanabilen bir adam olamadım; konuşmalarım 3dk yı geçmez mesajlarım 50 karakterdir. Uzun uzun mesaj veya konuşma trafiği hiç yaşamadım, mesajlaşma uygulamalarını çok geç kullanmaya başladım o derece. Bu yüzden 6-7 kere mesaj atmak benim için çok büyük birşeydi. Ama tabi bu sayılar piyasanın çok altında imiş sonradan öğrendim.

Son görüşmemizden 2 gün sonra Miriam e görüşmek için mesaj attım, cevabi mesajda şöyle yazıyordu; “bir süre görüşmeyelim, birşeyler eksik”. “Eksik olan ne acaba, bişey mi yaptım bilmeden, kesin yaptın olum ya” düşünceleri içerisinde, bir sorun varsa konuşarak halledelim mealinde bir mesaj yazdım. Ayrıca ertesi gün 1 haftalığına şehir dışına çıkacağımdan uzunca bir süre görüşemeyecektik. Bunu da belirtmeme ve çözüme yönelik mesajlarıma rağmen Miriam hanım benimle görüşmek istemedi. Ben de şehir dışına gittim…

Dönüşümde bu sefer benim elim telefona gitmedi, gitti aramadım, mesaj yazdım göndermedim. Derken 1 hafta daha geçti, sonra bir görüşmemizde fayda olduğuna karar verdim. Bir pazar sabahında Miriam ile kahvaltı masasındaydık ve ben bu iş olmayacak heralde moduna girmiştim. Miriam neden böyle davrandığını, çok daha farklı birşey hayal ettiğini benim aşık gibi davranmamı beklediğini, ablasının aceleci davranmaması konusunda kendini uyardığını anlattı, tavırları konuşmaları garipti. Takıntılı hareketleri ve sözleri vardı, ruh hali pek iyi değildi ve bunu kendisi de söylüyordu. Pek mümkün değildi bu saatten sonra, derken muhabbetimiz kahvaltımız bitti ve ayrıldık. Kendisini çok sonraları, işten ayrıldıktan sonra yine bir iş ortamında gördüm. 1m kadar yakınımdan geçti ve yüzüme bile bakmadı. Sonuç olarak 3 günde 2 kere görüştüğüm Miriam 4.gün birşeylerin eksik olduğunu hissetmiş, 16. günde aşık gibi davranmam gerktiğini söylemiş ve olay bu şekilde sonuçlanmıştı. Şimdi gelelim hanım kızlarımıza tavsiyeler pasajımıza…

“Genelde hayatımızdaki önemli olayları başımıza gelmeden düşünmüyoruz. Bunlardan biri de görüşme, tanışma ve üst levellere çıkma süreci. Bu yüzden 20 li yaşlarınızın başlarında karşınıza çıkan teklifleri düşünmeden reddediyor, 25 li yaşlarda ne istediğinizi kafanızda oturtmaya çalışıyor, 28+ yaşlarda da doğrudan evliliği düşünüyorsunuz. Her durumda da aceleci davranıyorsunuz. Özellikle 28+ yaşlardaki arkadaşlara sesleniyorum, mütedeyyin insanlar olarak biz erkekler ortalama 1 er saatlik 2 görüşmeden sonra sizlere aşık olamayız, olsak bile liseli aşık moduna geçemeyiz, geçmeyiz. Benzer şekilde sizin de böyle birşey bekleyebileceğinize ihtimal vermeyiz. Bu yüzden önce iç dünyanızda kendinizi teskin etmeniz ve iç buhranlarınıza dur demelisiniz. Bunu yapamasanız bile bizlerle iletişiminizde aceleci davranmayın, karşı tarafın 3sn içinde evlilik teklif etmesini bekleyen ama karşılık bulamamış hatun moduna geçmeyin. Olacağı varsa da olmuyor bu şekilde. Şunu sakın unutmayın, sizin yaşlarınızdaki erkeklerin %90 ı 2. görüşmeden sonra size aşık olmaz. Aşık olan %10 a da dikkat edin başkalarına da aşık olabilir. Ayrıca siz mütedeyyin hanım kardeşlerim, bizim gözümüzde sizler 2 görüşmede aşık olmayacak, yelkenleri suya indirip gereksiz davranışlar sergilemeyecek kalitede insanlarsınız. Lütfen bu imajınızı sürdürün.”

Son olarak bir tüyo daha vereyim; benim jenerasyonumda kalben temiz kalan insanlar 2. görüşmede belki aşık olmaz, ama istikrarlı ve istekli bir talip ile karşılaştığında direnme gibi bir durumu %3 civarındadır. Artık buradan yapacağınız çözümlemelerle bir gün bana duacı olursunuz inşallah. Selam ve dua ile..

***Edit: Ne ahkam kesmişsin bee! diyen arkadaşlar, bunları yaşadığım, şahit olduğum maceralara dayanarak söylüyorum, burda tecrübe konuşuyor, yanlış olmasın :)

*Bob: Üniversiteden ve iş yerinden arkadaşım, *Jose: İşyerinden Bob ile ortak arkadaş, *Jesse: Jose ile aynı birimde çalışan billur güzellikteki hatun kişi, *Miriam: Jose ile aynı birimde çalışan Jesse nin arkadaşı,

 

Categories: Uncategorized | Tags: , , , , , , , , , , , | 3 Yorum

Yazı dolaşımı

3 thoughts on “DALLAS – Episode 2 – “Who Killed Bob?”

  1. eksikutup

    Bende kendimi yalnız hissediyordum, ulan bende mi bir sorun var diye bunları okumak su serpti gönlüme biraz
    selamlar

  2. argr

    Camiye gitme tuyosu icin tesekkurler de sizin jenerasyon derken kaclisiniz? Yanlis bisey yapmayalim adam kendini iyi hissedecek diye ;))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: