Görücü Usulü Görüşme Rehberi – 1.Bölüm “Empati”

nasil-evde-kaldim-gorucu-usulu-evlilik-rehberi-1Baya uzun zamandır blog uma yazmıyorum ama sanılmasın ki evlendim, herşey günlük güneşlik, gülistanlar içinde su gibi bir zevce ile el ele dolaşıyorum. Sınavım tüm hızıyla devam ediyor, yine çok acayip maceralar yaşıyorum ve yine cümlesi hüsranla sonuçlanıyor. Tüm bunlara rağmen maceralarımı kaleme alıp insanları tebessüm ettirmek ya da kahkahalara boğmak yerine çok daha faydalı olacak şeyler yazmaya karar verdim. Sonuçta artık, sayısal olarak da macera çeşitliliği olarak da tecrübe seviyem “Expert Level” olmuştur herhalde. O yüzden rahat rahat ahkam kesme hakkını kendimde görüyorum🙂

Bizim mahallenin insanları görücü usulü tanışma konusuna ya da tavsiye üzerine görüşme konusuna desem daha şık olur, gerektiği gibi, islami açıdan yaklaşmakta ve diğer sosyal mevzuları ise eş-dost arkadaş tecrübeleri ile telafi etmekte. Yani tavsiye üzerine konuşma mevzusunda neler olacağını, neler konuşulup nelerin yapılacağını ve tam tersi durumları başkalarının tecrübeleri ile kısıtlı kalacak şekilde öğreniyor. Haliyle bu kısıtlı tecrübelerin görüşmelere katkısı genellikle yetersiz çoğunlukla da olumsuz yönde oluyor. Ama üzülmeyin, artık ben varım! Hazırsak başlayalım…

Her insan kombinasyonlarının ilişkilerinde, iletişimlerinde, anlaşmalarında vb. birbirinden farklı, gerçekten benzersiz dinamikler vardır. İnsan ilişkilerinde kesin kurallar yoktur, genellemeler vardır. Buna rağmen genellemelerin içinden kaptığımız nüanslar bütünüyle insan ilişkisine olmasa da ilişkinin belli parçalarında ciddi faydalar sağlar. Anlatacaklarım da böyle şeyler aslında.. – Dip not olarak belirteyim; hanım okurlarım bazı genellemelerimden rahatsız olacaklar biliyorum ama yapmak zorundayım. – Tavsiye üzerine görüşme mevzularında ilk önce mevcut durumu analiz etmek kilit bir rol oynar. Ben nasıl bir insanım, neler hissediyorum, ne istiyorum, nelerden hoşlanırım, nelerden hoşlanmam vesair şeyleri düşünmek ve kendini bilmek lazımdır. Zaten daha önce bunu yapmıştım kendimi biliyorum diyorsanız en az bu düşünceleriniz kadar önemli olan, görüşeceğiniz insanın bu gibi düşüncelerine ve özelliklerine odaklanmak çok mühim.

Birbiri hakkında kısıtlı bilgisi olan, belki sadece aracıların övgü dolu sözlerinin anlattığı kadarıyla özelliklerini bilen, hatta resmini bile hiç görmemiş iki insanın, evlilik gibi ciddi bir iş için oturup konuşması oldukça garip ve tedirgin edici bir durum. Her iki tarafta da sorular, tedirginlikler, çekingenlikler mevcut. Ne konuşcaz? Ne sorcam? Nasıl davranıcam? falan filan, insanı kendiyle alakası olmayan, saçma sapan bir hale sokuyor. Görüşmeye gittiğiniz andan itibaren eğer kendinizdeki bu hali bir kenara bırakıp karşınızdakini izlerseniz, aynı halin karşınızdaki insanda da olduğunu görürsünüz. Çünkü bu her insanın hissedeceği ve yaşayacağı bir haldir. Unutmayın tavsiye üzerine görüşmeye giden sadece siz değilsiniz, görüşeceğiniz insan da tavsiye üzerine bir görüşme yapacak. Evvel zaman bir arkadaşımın söylediği çok basit ama çok mühim bir cümlesi vardı : “Eşler birbirlerini rahatlatmalıdır”. Bu sadece eşler için değil de bir şekilde insani ilişki yaşadığınız herkes için geçerli. Çünkü insanlar rahat hissettiklerinde gerçekten kendileri gibi oluyor, diğer türlü aslında başka bir insan oluveriyoruz. Düşünsenize görüşmeye gittiğiniz insan da siz de aslında olmadığınız gibi davranıyorsunuz. Karşınızdakini tanıma amacınız var lakin karşınızdaki, aslında karşınızdaki insan değil ! Aman Allah’ ım! Korku filmi gibi🙂 Sağlıklı bir iletişim, sağlıklı bir insani ilişkisi için rahat olmak gerçekten şart. Bu yüzden karşınızdakini rahatlatacak şeylere odaklanın. Bu şekilde beyninizi yiyip bitiren, içinzi daraltan düşüncelerden de uzaklaşmış olursunuz. Buraya kadar anlattıklarım görüşecek her iki tarafı da kapsayan şeyler. Ama… Türkiye’ de yaşıyosanız ve görüşeceğiniz hanım “Gerçek bir türk kızı” ise karşındakinin yerine düşünmek ve rahatlatmak biz erkeklere düşüyor malesef. Arzu edilen iki tarafında birbirini rahat hisettirmek adına birşeyler yapması tabi ama en azından görüşme sürecinde bu sadece erkeğin görevi. (tam burada bıyık altındna gülüp kafa sallayan bir smiley olmalıydı)

Peki iletişim kurduğumuz bir insanın rahat hissetmesini nasıl sağlarız? Empati yapacağız, bu kadar basit🙂 Hanımları mümkün olduğunca (hiç bir zaman gerçekten anlayamayacağız) anlamaya çalışmak, korkularını, hoşlarına giden şeyleri, sevmedikleri şeyleri, kırmızı çizgilerini vs. öğrenmeniz gerekiyor. Bunun için etrafınızda kuzen olur, kız kardeş olur, düşük bir ihtimalle arkadaş olur, mümkünse yakın arkadaşların hanımları olur; görüşeceğiniz kişinin yaşlarına yakın hanımlarla bu konuları konuşmanız lazım. Hedef kitlenize girmeyen kızlarla konuşmanızı kesinlikle önermiyorum, çok yanlış yönlendirmeler olabiliyor🙂 Vay efendim ben hiç uğraşamam, etrafımda hiç kız yok diyorsanız, pek umut vadetmeseniz de, yazacaklarımı okumaya devam edin. Şimdi size hanımların favori çekincelerinden, korkularından bahsedeceğim:

1- Görüşeceğim adam çok katı bir adam mı?

Malumunuz dindar çevrede yetişen insanların bir bölümü, özellikle eski topraklar, müslümanın ciddiyetinden taviz vermemesi gerektiği düsturuyla hareket eder hatta helalleri bile kısarak yaşarlar ve sonunda, affınıza sığınarak yazıyorum, insan ilişkilerinde başarısız birer hödüğe dönüşürler. Kurallar, kaideler, üstünlük düşüncesi bu insanları hanımların tabiriyle “Katı Bir Adam” yapar. Bu profildeki insanların çok fazla olması, çoğunluğu oluşturması gibi bir durum belki söz konusu değildir. Eminim şuan siz de “Ben böyle değilim ki !” diyorsunuzdur. Hiç önemi yok, hanımların bilinç altında bu var. Yakın bir arkadaşımın görüşme öncesi mesajlaşmasıyla ilgili bir anektod paylaşacağım; buluşma yeri, saati, görüşmeye katılacak üçüncü kişiler ile ilgili gayet ciddi bir şekilde mesajlarşırken arkadaşım ufacık bir latife yapıp kıza kocaman sırıtma smileyi gönderiyor ”😀 ” .Arkadaşımla evlendikten sonra yengemizle bu konuyu konuştuğumda o latifenin ve smileyin kendisini ne kadar rahatlattığından bahsetti. O smileyi gönderene kadar, arkadaşımla ilgili, katı, höthöt bir adam mı acaba? diye düşündüğünü söyledi. Sadece bir smiley yahu.. ne kadar saçma değil mi? Değil. Onların iletişiminde basit bir smiley işe yaradı, sizinkinde ise belki aynısı belkide çok başka bişey etkili olacak. Ben şahsen yazılı iletişim tercih etmediğim için smiley kullanmıyorum ama gülümsüyorum, siz de gülümsemeyi ihmal etmeyin. Konuşmanıza espriler katın, görüşmeyi muhabbete dönüştürün, mümkünse yönlendirin, karşınızdaki hanımın ilgi alanları hakkında konuşun, ortak noktalar bulun hatta konuşmanın gidişatına göre kendinizle ilgili ufak tefek şeylerle, eksiklerini yada hatalarınızla dalga bile geçebilirsiniz. Bunları dozunda yapmak sizin kendisiyle barışık, özgüvenli, değer veren,  hoş sohbeti olan, düşünceli ve en önemlisi ortak noktalarda buluşulabilinen bir insan imajı çizmenize yardımcı olur. Gerçekten böyle değilseniz, ya böyle olun ya da rol yapmayın.Ne olacaksa olduğunuz gibi olsun🙂

2- Karar vermek zorunda mıyım?

Türkiye’ de doğmuş büyümüş hanımların büyük çoğunluğu karar verme konusunda gerçekten başarısızdır ve bunun da farkındadırlar. Hal böyle olunca kararsızlık ve kararsızlığın bilincinde olmak birbirine dolanıp içinden çıkılmaz bir yumak haline dönüşür. Kararsızım, nasıl karar vereceğim, ama kararsızım ya yanlış karar verirsem diye uzayıp giden metaforlar anaforlara dönüşür boğuluverir bu arkadaşlar🙂 Saygı duyulası bazı hanımlar da karşındakini üzmek, aracıya mahcup olmak, anneyle papaz olmak gibi şeylerden inanılmaz çekindiklerinden bu zarif düşüncelerle kendilerini strese sokarlar. Soru aslında nettir; Zorunda mıyım? Görüşme sırasında, mümkünse öncesinde hanım kızımıza hiçbirşeye mecbur olmadığını söyleyin. Hatta görüşme organizasyonuna dahil olan bütün tarafların, annelerin, arkadaşların, aracıların da bunu bilmesini sağlayın. Bunu doğru üslupla açıkça söylemenin hiçbir mahsuru yok aksine çok pozitif etkileri var. Görüşmenin/lerin sonucu olumlu da olabilir olumsuz da, ne de olsa bu bir nasip meselesi. Her iki tarafın da bunu düşünebilmesi ve teslimiyetini üst seviyeye çıkarması gerekir. Olumlu sonuçlanırsa ne ala olumsuz olursa da canınız sağolsun. Gereksiz stres yapmaya gerek yok, adı bende saklı bir vatandaşın dediği gibi “Halledilir be güzelim hakkımızda azap ayeti inmedi ya.”

3- Nasıl karar vereceğim?

Şimdi bu çok kritik bir nokta; bazıları bu tedirginliği yaşarlar ve asla evlenemezler, bazıları şüpheyi yaşamalarına rağmen ufacık bişeyden karar verip aşık moduna geçerler. Biz erkekler ikisinin de olmasını istemeyiz; evet evlenmek isteriz ama bir iki görüşmede aşık olunalım da istemeyiz yani. Şunu açık yüreklilikle dile getirmek lazım, bir iki görüşmeyle birbirimizi tanıyamayız, insanlar 20 yıl evli kaldıktan sonra bile birbirleri hakkında yeni şeyler farkediyor. E peki nasıl olacak? Aranmızda o tarif edilemez sinerjiyi yakalayabiliyorsak ve Allah da nasip eder de gönüllerimizde muhabet tohumları yeşerirse olacak bu iş. Yani ” Kriterlerimin %70 in karşıladğınız ve B+ ile evlenmeye hakkazandınız” gibi olmayacak. Elbette kriterlerimizin karşılanmasını dikkate alacağız ama bu sinerji mevzusunun bir matematiği yok. Benim ilk kriter listemde tamıtamına 24 madde vardı, aman Allah neler neler🙂 sonra gördüm ki kriterlerimi oransal olarak karşılayacak hatun yok denecek kadar az, karşılayanına da denk geldim ama yine muhabbet tohumları pastırma yazında yeşerdi. Hasılı nasıl karar vereceğim diye düşünmek yerine mükün olduğunca iletişim kurmalı ve birbirini tanımaya çalışmalı. Bütün bilgiler ve hisler toplandığında karar vermek için çaba sarfetmenize gerek kalmaz, bir bakmışsınız bir karara varmışsınız. İşte sevgili erkek okurum bu mevzuyu karşındaki hanıma uygun bir şekilde anlatman lazım.

4- Ne kadar görüşeceğim?

Bu benim en mağdur olduğum konudur, çok derin yaralanmalara ve kızgınlıklara sebebiyet veriyor aman dikkat. Evlilik niyetiyle de olsa bir erkeğin bir hanımla ne kadar görüşmesi gerektiği bazı alimler, hocalar, şeyhler, ablalar, abiler vs tarafından çeşitli kural ve kaidelere bağlanarak kısıtlanıyor. Bir diyen de oluyor üç diyen de (bknz: Üç Kere) hepsi süre dolduğunda bir şekilde çarkediyor. Ya belirsizlik hakim oluyor ya da doğrudan olumsuz sonuçlanıyor. Şahsi kanaatim burdaki ölçü “Gerektiği Kadar” olmalı. Nasıl yani? Şöyle tanımanız için ne kadar görüşmeniz gerekiyorsa okadar görüşmelisiniz, aynı zamanda işin suyunun çıkmaması için bir noktada nihayetlendirmelisiniz. İşin birde şu boyutu var ki akıllara zarar; bazı hanımlar kendilerini ilk bir kaç görüşmede açmıyor ve sürekli karşıdan gelecek olumlu bir hareketi bekliyorlar. Eğer siz karşı tarafı rahatlatmak ve kendisi gibi davranması adına ya da pozitif imaj oluşturma adına bir jest yapar, görüşme sayısını uzatırsanız, bu seferde siz hala tanımaya çalışırken hanım kızımız size aşık oluverir. Sonrasında siz olumsuz karar verirsiniz falan, sonra da olaylar olaylar. Bu bakımda iletişimin ve hislerin gidişatına göre bu görüşme sayısını ayarlamak lazımdır. Bu konuda her iki tarafıda ikna  etmeli yoksa her iki taraf da görüşme sürecinde gerçekten zorlanır, olumlu adımlar atılır sonra geri dönülür mazallah, iki ileri bir geri durumu oluşur. Bu bakımdan risk faktörü çok yüksek. Siz hanım kardeşi bu konuda ikna etmeye bakın derim, nasılı tamamen sizde, bana sormayın.

5- Beni kısıtlar mı?

Son yılların ilk sıralara oynayan sorusudur bu. Kızımız üniversitesini bitirmiş, belki işe girmiş, despot adamlarla evlenen arkadaşları olmuş, çevresinde kadının baskı altında tutulduğu eski tarihli evlilikler mevcuttur. İşte bütün bunlar hatun kişinin eşim bana kol kanat gersin ama istediğimde de salsın beni psikolojisini içinden çıkılmaz vehimlere dönüştürür. Nasıl ki hayatta çoğu zaman istediklerimizden ziyade yapmamız gerekenleri yapıyoruz, yapmamamız gerekenleri yapmıyorsak olası evlilik senaryolarında da bu şekilde hareket edeceğiz, etmeliyiz. Çünkü sorumluluklar insanları böyle davranmaya iter, eşler birbirlerine karşı olan sorumlulukları çerçevesinde yaşamlarını düzenlemelidir. Bu şekilde huzur bulunur. Elbetteki bu sorumluluklar karşılıklıdır lakin eşit bir dağılımdan ziyade adil bir dağılım vardır. Burda erkek daha özgür hatun kısmısı daha kısıtlı olmalıdır demiyorum. Erkeğin kısıtları ile kadının kısıtları birebir veya eşit olamaz, olmamalı. Tabi hanım kızımızın çok önem verdiği bazı özgürlükler olabilir, erkeğin de muhakkak olacaktır. Bunları aleni bir şekilde ortaya koyup görüşmeler sırasında mütalaa etmeli binaenaleyh karara bağlanmalıdır. (Biri beni durdursun:)

6- Geçmişi karanlık mı?

Bir çok hanım kızımız için hayati önem taşıyan bir sorudur. Acaba benden önce birileriyle görüştümü den başlayıp, hayatına biri girdi mi, sevgilisi oldumu, face deki bayan arkadaşlar falan ne ayak a kadar giden bir sorgulamadır bu aslında. Nişan’ dan dönmenizden bile önemli olduğunu söyleyebilirim. Her ne kadar “Benden önceki beni ilgilendirmez, seninle Allah arasındadır” diyen her türlü reveransa layık hanımlar olsa da genel tablo hiç iç açıcı değil. Yüksek ihtimalle Hanım arkadaşlarınızın olması sorundur, Gönlünüzü bir dilbere kaptırıp rüzgarında savrulmuş olmanız sorundur, deneyip bir üst levele çıkamadığınız ilişki (zinhar sevgililik) sorundur. Bunların bir kısmı dinen ve ahlaken haklı çekinceler iken bir kısmı da her insanın başına gelebilecek mevzulardır. Bize düşen tüm bu sorunları kendi hayatımızda zaten minimize etmek, herşey için çok geç ise düzeltmeye yönelik haraketlerde bulunmak yahut “eşim isterse cemi cümlesinden vazgeçerim, hiçbiriyle görüşmem”  mealinde mesajlar verilmelidir. Tüm bu maddelerin en tehlikelisidir aman dikkat edelim. Son bir tüyo vereyim; genelde erkek adayın karşı cinsle her türlü ilişkisi hanım kızlarımızca reddedilse de örneğin nişandan dönmek, ya da evlilik niyetiyle ilişki kurmak gibi şeylerin hanımların da başına gelebileceğini vurgulamak işlerinizi kolaylaştırabilir.

Bu seferlik 6 maddelik bir liste sundum size, daha birçok şey yazabilir sizleri eğlendirebilirdim. Ama işin özü şu ki; tüm bu yazdıklarımı bilmek için benim gibi yada işin üstad-ı azamları gibi tecrübe etmenize gerek yok. Tüm bunları akıllı bir adam empati yaparak düşünebilir ve kendine has çözümler üretebilir. Başkası gibi düşünüp onun gözleriyle görebilirsek dünyayı işte o zaman gerçek mutluluğu ve huzuru bulabiliriz. (Güzel laf ettim ha:) Hasılı ister erkek ister hanım olalım bize düşen akıllıca elimizden geleni yapmak ve Allah’ a tevekkül etmektir. Sonraki bölümlerde görüşmek üzere, sürç-ü lisan ettiysek affola.

Categories: Uncategorized | Tags: , , , , , , , | 10 Yorum

Yazı dolaşımı

10 thoughts on “Görücü Usulü Görüşme Rehberi – 1.Bölüm “Empati”

  1. ümran çetinkaya

    Gayet güzel bilgiler paylaşmışsınız yüreğinize sağlık ama biz yine de macera dolu yazılarınızı bekliyoruz.Bizleri tebessüm ettirmeyi ihmal etmeyiniz.

    • Artık maceralarımız gülümseten cinsten değil malesef. Bir süre böyle devam edeceğim. Tebessüm yüzünüzden eksik olmasın efendim.

  2. kifayetli muhteris

    Reis, ilk konuşmada smiley gönder ya da bir şekilde katı olmadığını belli et diyorsun ama özellikle bizim camiadaki kızların önemli kısmı açıkça ifade etmeseler de sert erkek imajına itibar ediyorlar. ilk görüşmelerde gülümsemek vs eylemleri ‘gevşeklik’ olarak algılayabilecek çok kız var. Dolayısıyla, rahatlatma konusu eyvallah ama gereksiz samimiyetlere girmemek gerekir diye düşünüyorum.

    • Gülümsemek iyidir hocam, gülümseyen smiley de iyidir, siritan,kahkaha atan,gözünden yaş gelen smiley iyi değildir. Sert erkek sevenler de bile gulumseme ise yarar. Gevseklik algısı bir iki gülümsemeyle olmaz da mesela geyik cevirilmesiyle abarti esprilerle abarti mimiklerle olur. Bu biraz “bana cicek alınmasından hoşlanmam” yada “kasli erkek sevmem” diyen kiz mevzusu. Kendi kendini sert erkege sartliodur ama bir gulumsemeyegör yaglwri eriyiverir:) ama tabi ayari tutturmak lazim her daim. Son olarak birkac gulumsemeyi gevseklik olarak algilayan hatunu da bosverin gitsin…

  3. kubra

    Konuyla alakasız lakin meraklar icerisinde kaldik evlendiniz mi?

  4. margaret thatcher

    sonucta siz hala bekarsiniz listedeki yanlışlara baglayabilir miyiz bunu ?😀 Yöntem mi yanlış kişi mi

  5. Merimeri

    iyi gunler, acaba size ulasabilecegim bir e-postaniz var mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: